KONU: I- Dahilde İşleme ve Geçici Kabul Kapsamında KDV Tecil - Terkin Süresi Uzatıldı
29 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de "7573 Sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" yayımlandı.
Söz konusu Kanunun ile, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun dâhilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak girdilerin tecil ve terkin uygulaması kapsamında yurt içinden temin edilebilmesine imkân veren geçici 17’nci maddesinin uygulama süresi 31/12/2030 tarihine kadar uzatıldı.
Bu kapsamda, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi çerçevesinde ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak girdilerin yurt içinden tecil - terkin kapsamında KDV’siz olarak temin edilmesine imkân veren uygulama, 31/12/2030 tarihine kadar devam edecektir.
II-KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapıldı
31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (Seri No: 57) ile, 7566 sayılı Kanunla KDV Kanununda yapılan bazı istisna düzenlemelerine ilişkin açıklamalar Tebliğe eklenmiş, ayrıca uygulamada tereddüt yaratan bazı konulara açıklık getirilmiştir.
Tebliğde;
- İthalatta gözetim, korunma önlemleri ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin uygulamalar kapsamında ortaya çıkan KDV indirim kısıtlamasının usul ve esasları netleştirilmiştir. Bu kapsamdaki KDV’nin doğru şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığının tespiti için, ithalat tutarına bağlı olarak vergi dairesine bildirim veya Özel Amaçlı YMM Raporu ibrazı zorunlu hale getirilmiştir. Tam tasdik sözleşmesi bulunan mükellefler için ayrıca özel amaçlı rapor aranmayacaktır.
- KDV iade süreçlerinde, hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunan mükelleflerden yapılan alımlara ilişkin olarak, 15 günlük düzeltme süresi getirilmiştir.
- Premiks ve flake ürünlerinin, karma yem istisnası kapsamında değerlendirilemeyeceği açıklığa kavuşturulmuştur.
- HİS sertifikası sahibi mükellefler için ATİK payı hesabında hesaplama yöntemi sadeleştirilmiştir.
- 7566 sayılı Kanunla KDV Kanununda yapılan bazı istisna düzenlemelerine ilişkin açıklamalar yapılmıştır.
A- İthalatta Gözetim ve Benzeri Uygulamalar Kapsamında Ödenen KDV
7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, ithalatta gözetim uygulanması, korunma önlemleri ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat kapsamında, ithal edilen malların KDV matrahında bu uygulamalar nedeniyle ortaya çıkan artış tutarları üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin indirim konusu yapılması mümkün değildir. 57 Seri No.lu Tebliğ ile, söz konusu indirim kısıtlamasının usul ve esasları KDV Genel Uygulama Tebliğine eklenmiştir.
Bu kapsamda Tebliğde, söz konusu uygulamalar kapsamında ithal edilen mallara ilişkin KDV matrahında, bu uygulamalar dışında kalan bedeller ile bu bedellere ilişkin her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmasının mümkün olduğu açıklanmıştır.
Tebliğde ayrıca, indirilemeyecek ve indirilebilecek KDV tutarlarının ayrıştırılmasına yönelik örnek bir hesaplamaya yer verilmiştir. Tebliğde yer verilen örnekte, gözetim uygulamasında KDV indirimi kısıtlamasının, gözetim bedelinin tamamına değil, gözetim uygulaması nedeniyle oluşan ve tevsik edilemeyen tutara isabet eden KDV ile sınırlı olduğu açıkça ortaya konulmuştur.
KDV’nin İndirim Konusu Yapılıp Yapılmadığının Tespiti
Öte yandan Tebliğ ile, 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında indirimi kabul edilmeyen KDV’nin indirim hesaplarına alınıp alınmadığının tespitine yönelik dönemsel kontrol ve tevsik mekanizması getirilmiştir. Buna göre, ithalat yapan mükelleflerin, takvim yılının altışar aylık dönemleri (Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık) itibarıyla toplam ithalat bedelleri dikkate alınarak yükümlülükleri belirlenmektedir.
Altı aylık dönem itibarıyla ithalat bedeli, 46 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinde belirlenen YMM tasdik sınırını (2.600.000 TL) aşmayan mükelleflerin, söz konusu uygulamalar kapsamında ödenen KDV’nin ilgili dönem KDV
beyannamelerinde doğru şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını kontrol etmeleri ve bu kontrole ilişkin sonucu, altı aylık dönemi izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine yazılı olarak bildirmeleri gerekmektedir.
Altı aylık dönem itibarıyla ithalat bedelinin anılan tutarı aşması halinde ise, söz konusu uygulamalar nedeniyle ödenen KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmadığının, altı aylık dönemi izleyen ayın sonuna kadar ibraz edilecek Özel Amaçlı Yeminli Mali Müşavir Raporu ile tevsik edilmesi zorunlu hale gelmektedir. Tebliğde, ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş bir YMM tam tasdik sözleşmesinin bulunması ve düzenlenecek tam tasdik raporunda bu kapsamda gerçekleştirilen ithalatlara ve ödenen KDV’nin indirim durumuna ilişkin açıklamaya yer verilmesi halinde, ayrıca Özel Amaçlı YMM Raporu aranmayacağı belirtilmiştir.
Bu düzenleme 31 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
B- Doğrudan Mal veya Hizmet Temin Ettikleri Mükellefler Hakkında Olumsuz Rapor veya Tespit Bulunanlar
57 Seri No.lu KDV Tebliğ ile, hakkında olumsuz rapor veya olumsuz tespit bulunan mükelleflerden mal veya hizmet temin edenlerin iade taleplerinde yaşanan uygulama sorunlarının giderilmesine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Bu kapsamda, KDV iade talebinde bulunan ve kendileri hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmayan mükelleflerin ibraz ettikleri yüklenilen KDV ve indirilecek KDV listelerinde yer alan doğrudan mal veya hizmet temin ettikleri mükellefler hakkında Tebliğde sayılan olumsuzluklardan herhangi birinin bulunması halinde, iade talebinde bulunan mükelleflere söz konusu olumsuzluğun 15 gün içinde giderilebileceği bildirilir.
İade talep edilen vergilendirme dönemini kapsayan takvim yılında süresinde düzenlenmiş bir YMM tam tasdik sözleşmesi bulunan mükellefler bakımından ise, her bir iade hakkı doğuran işlem itibarıyla iade talebinin %5’ini geçmeyen tutarlar için bu kapsamda işlem yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme raporu veya tespiti dışında olumsuzluk bulunan mükelleflerden yapılan alışlara isabet eden ve olumsuzluğa ilişkin tarihten
sonraki dönemde düzenlenmiş belgeleri içermeyen iade taleplerinin de bu kapsamda değerlendirilmemesi öngörülmüştür.
Kendilerine tanınan 15 günlük süre içerisinde işlemin gerçekliğini ve doğruluğunu Tebliğde belirtilen usule uygun şekilde ispat eden veya söz konusu alışlara isabet eden tutarları indirim KDV hesaplarından çıkaran mükelleflerin iade talepleri, iade hakkı doğuran işlemler için belirlenen genel usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır. Süresi içerisinde gerekli işlemlerin yapılmaması halinde ise, iade talebinin olumsuzluk bulunmayan kısmı sonuçlandırılacak, olumsuzluk bulunan kısım vergi incelemesine sevk edilecektir.
Vergi incelemesine sevk edilen tutarlara ilişkin olarak; iadenin mahsuben talep edilmesi halinde, diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla mahsup işleminin standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla yapılacağı, inceleme sonucunda haksız iade tespiti yapılması halinde ise haksız iade edilen tutarın gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranacağı açıklanmıştır. Nakden iade taleplerinde ise, Tebliğde belirtilen oranlarda teminat verilmesi halinde iade yapılacağı, teminatın vergi inceleme raporu sonucuna göre çözüleceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme 31 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
C- Yem Teslimlerinde KDV İstisnası
KDV Kanununun 13/ı maddesi kapsamında hayvan yemlerinin teslimine ilişkin KDV istisnasının uygulamasına yönelik olarak, KDV Genel Uygulama Tebliği’nde açıklama yapılmıştır. Buna göre, yem katkı maddelerinin karışımı ya da bir veya birden fazla yem katkı maddesinin taşıyıcısı olarak kullanılan ve hayvanlara doğrudan yedirilmesi amaçlanmayan premiksler ile flake olarak adlandırılan ürünlerin, tek başına karma yem kapsamında değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, premiks ve flake teslimlerinin KDV istisnası kapsamında olmadığı açıklığa kavuşturulmuştur.
Söz konusu düzenleme, 1 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
D- İSMEP Kapsamındaki KDV İstisnasının Süresinin Uzatılması
6111 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) çerçevesinde yapılacak teslim ve hizmetlere tanınan KDV istisnasının süresi, 7566 sayılı Kanunla 31/12/2035 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu doğrultuda, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin ilgili bölümlerinde yer alan süreler de 31/12/2035 olarak güncellenmiştir.
Bu düzenleme 31 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
E- UEFA Organizasyonları Kapsamında KDV İstisnası
7566 sayılı Kanunla KDV Kanununa eklenen geçici 46 ncı madde uyarınca, ülkemizde gerçekleştirilecek 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali, 2027 UEFA Konferans Ligi Finali müsabakaları ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonu kapsamında yapılacak teslim ve hizmetler KDV’den istisna edilmiştir.
Bu istisna; UEFA, katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara, söz konusu organizasyonlar dolayısıyla yapılacak teslim ve hizmetleri kapsamaktadır. İstisnanın uygulanmasına, beyanına ve iade süreçlerine ilişkin usul ve esaslar KDV Genel Uygulama Tebliği’nde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Bu düzenleme 31 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
F- Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının Taşınmaz Satışları
7566 sayılı Kanunla KDV Kanununun 17/4-p maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının (YİKOB) mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışları KDV istisnası kapsamına alınmıştır.
Tebliğde yapılan açıklamalarda; belediyeler, il özel idareleri ve YİKOB’ların bünyesinde bir iktisadi işletme oluşması halinde, taşınmaz satışlarının bu istisna kapsamında değerlendirilmeyeceği, söz konusu satışlarda genel hükümlere göre KDV uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu düzenleme 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
G- HİS Sertifikası Sahibi Mükellefler İçin ATİK Payı Hesabı
Hızlandırılmış İade Sertifikası (HİS) sahibi mükelleflerin iade hesabına ATİK’lerden verilecek pay tutarının hesaplanmasında, her bir ATİK için ayrı ayrı hesaplama yapılmasına gerek olmadığı, tüm ATİK’ler için tek bir hesaplama yapılmasının mümkün olduğu Tebliğe eklenen hükümle açıklanmıştır.
Bu düzenleme 1 Şubat 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.
H- İTUS ve HİS Sertifikalarının İptaline İlişkin Süre Değişikliği
KDV Genel Uygulama Tebliği’nin İndirimli Teminat Uygulaması (İTUS) ve Hızlandırılmış İade Sistemi (HİS) sertifikalarının iptaline ilişkin bölümlerinde, vergi borçlarının süresinde ödenmemesi halinde izlenecek usul düzenlenmiştir. Buna göre, vadesinde ödenmeyen vergi borcu bulunduğu tespit
edilen mükelleflere, vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ödeme emri tebliğ edilmekte; alacağın teminata bağlanmış olması halinde ise aynı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamında ilgili yazı gönderilmektedir.
Söz konusu bildirimin tebliğinden itibaren belirlenen süre içerisinde vergi borcunun ödenmemesi halinde, mükellefin İTUS veya HİS sertifikası iptal edilmektedir. Bununla birlikte, takip edilen vergi borcunun yargı kararı veya düzeltme işlemi sonucunda tamamen ortadan kalkması halinde; yargı kararının idareye tebliğ edildiği veya düzeltme işleminin yapıldığı tarihi içine alan dönem ve izleyen dönemlere ilişkin iadeler ile bu tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade taleplerinde, mükellefler açısından İTUS veya HİS uygulaması kapsamında işlem yapılmaya devam edileceği Tebliğde düzenlenmiştir.
57 Seri No.lu KDV Tebliğ ile, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (IV/B-3) ve (IV/C-3) bölümlerinde yer alan bu süreçlere ilişkin olarak tebliğ ve ödeme için öngörülen 7 günlük süreler 15 gün olarak değiştirilmiştir. Böylece, vergi borcunun ödenmesi ve sertifikanın iptaline yol açabilecek işlemler bakımından mükelleflere daha uzun bir süre tanınmıştır.